Afyonkarahisar'da jandarma kolluk kuvvetleri trafik uygulaması yapmaktadır. Yaşlıca bir amcanın aracını kontrol için çevirirler. Kontrolden sonra amcaya ceza yazılır.
Amca makbuzunu alıp aracına doğru giderken geri döner ve Jandarma Astsubay Zeki Marmara'ya evladım sana bir kere sarılabilirmiyim der.
Astsubay Zeki Marmara insanların ceza yazıldıktan sonra söylenmesine alışıktır.
- Hayırdır amca niye sarılacaksın? diye sorar.
Amca
- İçimden geldi evladım der.
Astsubay gülerek
- Gel sarılalım der.
Sarılırlar.
Ayrıldıklarında amcanın gözleri yaşlıdır. Ve hızla aracına doğru yürüyüp biner.
O esnada Astsubay Zeki Marmara hiçbir şey anlamadığı bu durumu açıklaması için başını aracın camından içeri uzatarak
- Amca niçin ağladığını bana söyleyeceksin diye ısrar eder.
Amca gözleri buğulanmış olarak yanında ki hanımına dönüp bakar.
Teyze de ağlamaktadır.
Bu esnada uzman çavuş Faruk Yayla'da yanlarına gelmiştir.
Amca ısrara dayanamaz. Astsubay Zeki Marmara'ya şefkatle bakar ve
- Oğlum yaşasaydı senin yaşlarında olacaktı. Cizre'de şehit düştü. der..
Astsubay Zeki Marmara ve Uzman Çavuş Faruk Yayla kurşun yemiş gibi sarsılırlar. Bir müddet gözleri birbirlerine takılı kalır.
Afyon'un soğuğunda yürekleri alev alev yanmaktadır.
Amca aracını takar yürümek üzereyken ani bir hamleyle durdurur ve ceza makbuzunu geri isterler.
Zorla da olsa elinden alırlar. Ve amcanın ellerini öpüp biz de senin evladın sayılırız ve evlatlar babalarının cezasını öderler.
Gerçi bu cezanın bedeli Cizre'de çoktan ödenmiştir. Lakin kabul edersen bir kerede biz ödemek istiyoruz deyip amcayı hürmetle uğurlarlar...