Ölümünün 102. yılında Yahya Kaptan’ı bıraktığı devrimci ve fedai mirasla saygıyla anıyor ve görevlerimize daha çok sarılıyoruz.

Kuvayı Milliye’nin Gizli Fedailerinden Yahya Kaptan
Ümit Çalışkan
İZMiR İL BAşKAN YARDıMCıSı

1891 yılında nice kahramanların yetişeceği Makedonya topraklarında, ileride Türk devriminin devrimci önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün de büyük bir övgü ve hasretle anacağı Yahya Kaptan dünyaya geldi. Doğduğu topraklarda emperyalizmin büyük sömürü hamlelerine karşı önemli hareketlenmeler ve isyan ateşleri bir bir yakılıyordu. Yakılan bu ateşler Yahya Kaptan’ın fedailiği ve vatanseverliğini kat be kat artırmıştı. Bulgar ve Sırp çetelerinin bölge halkına yapmış olduğu zulümlere dayanamayıp arkadaşları ile beraber teşkilatını kurarak dağa çıktı. Bu mücadeleyle Türk yerleşim yerlerine saldıran Bulgar ve Sırp çetelerini püskürttü. Yaratmış olduğu bu önderlik sayesinde “Kaptan” lakabını aldı. Balkan savaşlarının başlamasıyla bu kahraman fedai ve arkadaşları, cephelerde yerlerini aldı. Bu savaşlarda Makedonya üzerine yürüyen çeteleri durdurmasıyla binlerce insanın katledilmesini önledi. 1913 yılında ailesiyle beraber Selanik’e geçmiş, orada bir süre kaldıktan sonra İstanbul’a gelerek Teşkilat-ı Mahsusa’nın bünyesine katılmıştır. Kurduğu birliklerle birçok işbirlikçi çetenin dağıtılmasına katkılar sunmuş ve önemli istihbarat bilgileri toplamıştır.

Karakol Cemiyeti Yılları ve Mustafa Kemal’le İlk Temas

Mütareke yıllarında milli mücadeleye büyük katkılar sunmuş ve Talat Paşa’nın talimatlarıyla açılan Karakol Cemiyeti’ne katılmıştır. Bu cemiyette, kendi teşkilatıyla beraber işgal kuvvetlerine karşı milli bilinci ve direnme kuvvetini artırmak için görevlerine sarılmıştır. İstanbul’un işgaliyle beraber etki gücünün düşmesini görmesiyle cemiyet tarafından Gebze’ye gönderilir. Burada yeni bir teşkilat kurarak İngiliz emperyalizminin emrindeki kuvvetlere karşı cansiperane mücadeleye atılmıştır. İstanbul’un düşmesiyle beraber isyan ateşi Anadolu’da yakılmaya başlanmıştır. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde toplanan Kuvayı Milliye birlikleri işgale karşı halkı örgütlemektedir. Bu gelişmelerle beraber Yahya Kaptan ve Mustafa Kemal’in yolları Sivas’ta kesişmiştir. Mustafa Kemal büyük Nutuk’ta Yahya Kaptan ile ilişkilerini şöyle aktarır:

“İşte bu maksatla oluşturabildiğimiz millî müfrezelerin en önemlisi ve kuvvetlisi, Yahya Kaptan diye tanınmış olan fedakâr bir vatanseverin müfrezesi idi. Merhum Yahya ile ilk ilişkimiz şöyle oldu:

Bir gün telgrafçılar, Sivas Telgraf Merkezi’ne şu bilgiyi veriyorlardı: «Çok acele bir telgrafı durdurdular, yani İstanbul’da durdurulmuştur. Telgraf metni aşağı yukarı şöyledir:

“Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ne

‘Dün İzmit’ten tavsiye edilen Yahya benim. Yarın akşam Kuşçalı telgrafhanesinde emrinizi bekliyorum.’

Kuşçalı, Üsküdar ile Gebze arasında bir köydür. Gerçekten de Yahya Kaptan, bana İzmit’te teşkilâtımız tarafından tavsiye edilmişti. 4 Ekim 1919 tarihinde Kuşçalı merkezinden şu telgrafı aldım:

Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ne,

Önemli ve çok ivedi. Bendeniz, size iki gün önce İzmit’ten tavsiye edilen Yahya’yım. Emriniz üzere, telgraf başında emirlerinizi almaya geldim. En geç yarın akşama kadar Kuşçalı telgrafhanesindeyim.

Yahya

Anlaşıldığına göre, Yahya Kaptan, İstanbul’dan telgrafının çekilmediğini anlayınca, kendisi daha Kuşçalı’ya gelmeden, bu telgrafı Kuşçalı merkezine göndererek çektirmiş. Ben de şu emri verdim:

İzmit Merkezi Vasıtasıyla Kuşçalı Telgrafhanesi’nde Yahya Efendi’ye

Bulunduğunuz bölgede güçlü bir teşkilât kurunuz. Adapazarı Kaymakamı Tahir Bey vasıtasıyla, bizimle bağlantı sağlayınız. Şimdilik hazır bulununuz.”

Mustafa Kemal Paşa, Nutuk’ta ayrıca şunu da ekler: "Efendiler, Yahya Kaptan, aldığı bu emir üzerine, teşkilat kurdu ve aylarca İstanbul ile ilişkisi bulunan çevrelerde hain çetelerin faaliyetlerine engel oldu."

İşbirlikçilere Karşı Bir Fedai

Gebze’de bulunduğu zamanlarda işbirlikçi İstanbul Hükümeti adamlarının çete faaliyetlerine karşı Mustafa Kemal Paşa’dan aldığı talimatla kurduğu Kuvayı Milliye birliği ile savaşır. Bu kararlı duruşu ve bölgede yürüttüğü çalışmalar birtakım azınlık gruplar tarafından İngiliz Muhipleri Cemiyeti Başkanı Sait Molla’ya bildirilir. Milli mücadelenin baş düşmanlarından olan Sait Molla bu durumu İstanbul Hükümetine bildirir ve Yahya Kaptan’ı ortadan kaldırmak üzere operasyon planları yapılır. Derhal bölgeye 500’e yakın kuvvet sevk edilir. Buradan da görülüyor ki işgal kuvvetleri ve tüm işbirlikçiler Türk’ün büyük gücünden ve amansız vatanseverliğinden öcü gibi korkmaktadır. Gelen kuvvet kısa sürede Yahya Kaptan ve birliğini Tavşancıl Köyü civarında sarmıştır. Yahya Kaptan fedailiğinin olanca kuvvetiyle çarpışmış ve bölge halkının büyük bir katliama maruz kalmaması için kahramanca şehit olmuştur.

Yaşananlar üzerine Mustafa Kemal Paşa, şehidimizin haberini aldıktan sonra hemen olayın soruşturulmasını istemiştir. Olayı soruşturan Mebus Sırrı Bey ise şu önemli saptamaları yapar: "Yahya Kaptan’ın, İstanbul karşısında teşkilatlanmış bir durumda bulunması, herhalde Kuvayı Milliye’ye karşı cephe almış bulunan kimseleri korkuttuğu için kendisinin ortadan kaldırılmasına karar verildiğine şüphe yoktur. Bu hareket, yabancılarca dahi, hiç şüphesiz, Kuvayı Milliye’nin, hükümetin gözünde imha ve yok edilebilir bir mahiyette görülmesine sebep olacaktır. Bundan dolayı gereken tedbir alınmalıdır." Paşamız, Nutuk’ta da Yahya Kaptan’ın vatanın tek karış toprağına dahi zeval gelmemesi için cesurca savaşımını ve bu yüzden işgal kuvvetleri tarafından hedef alınıp hain işbirlikçi gruplar tarafından şehit edildiğini sayfalarca yazmıştır.

Ölümünün 102. yılında Yahya Kaptan’ı bıraktığı devrimci ve fedai mirasla saygıyla anıyor ve görevlerimize daha çok sarılıyoruz.

Ümit Çalışkan

TGB GYK Üyesi

 

Kaynakça:

* Ercan Dolapçı, Tanınmayan kahraman: Yahya Kaptan, Aydınlık Gazetesi, 2020

* Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, Atatürk Araştırma Merkezi, 2013

* Atatürk’ün Bütün Eserleri, C. 6, 2. Baskı, Kaynak Yayınları, 1998